Modern hayat hızlı.
Çok hızlı.
Sürekli bir yerlere yetişiyoruz.
Ama çoğu zaman kendimize yetişemiyoruz.
İşte tam bu noktada insanlar bana şunu soruyor:
“Kadim tıp bugün hâlâ geçerli mi?”
Benim cevabım çok net:
Kadim tıp hiç eskimedi. Biz ondan uzaklaştık.
Kadim tıp neyi hatırlatır?
Kadim tıp sana şunu söyler:
Sen doğanın bir parçasısın.
Onun dışında değil.
Ama modern yaşam bizi bundan kopardı.
- Gece uykusuz kalıyoruz
- Mevsime uygun beslenmiyoruz
- Bedenin sinyallerini bastırıyoruz
- Ruhsal yorgunluğu görmezden geliyoruz
Sonra da “neden iyi hissetmiyorum?” diye soruyoruz.
Modern yaşamın problemi ne?
Modern sistem hızlı çözümler üretir.
Ama çoğu zaman şunu yapmaz:
Seni anlamaz.
Herkese aynı öneri verilir:
Aynı diyet, aynı rutin, aynı yaşam şekli…
Ama kimse şunu sormaz:
“Senin doğan ne?”
Oysa kadim tıp tam buradan başlar.
Köprü kurmak ne demek?
Kadim tıpla yaşamak demek, modern hayatı terk etmek değildir.
Şehirden kaçmana gerek yok.
Her şeyi bırakmana da…
Asıl mesele şu:
Modern hayatın içinde kendi doğana uygun yaşamayı öğrenmek.
Yani;
- Herkesin yediğini değil, sana iyi geleni yemek
- Herkes gibi yaşamak değil, mizacına uygun yaşamak
- Zorlamak yerine dengeyi kurmak
Ben terapilerde ne yapıyorum?
Benim yaptığım şey bir “iyileştirme” değil aslında.
Ben sana yeni bir şey vermiyorum.
Sende zaten olanı hatırlatıyorum.
Doğum saatin, mizacın, bedenin…
Bunların hepsi sana bir yol gösteriyor.
Ben sadece o yolu birlikte görmeni sağlıyorum.
Asıl mesele: Denge
Kadim tıp “denge” der.
Modern yaşam ise “performans”.
Ama insan performansla değil, dengeyle iyi olur.
Denge varsa:
- Beden rahatlar
- Zihin sakinleşir
- Ruh yerini bulur
Sonuç
Kadim tıp geçmişte kalmış bir bilgi değildir.
Aslında bugün en çok ihtiyacımız olan şeydir.
Çünkü biz ilerledik…
Ama kendimizden uzaklaştık.
Ve belki de artık yapılması gereken şey şu:
Biraz durmak.
Ve tekrar kendine dönmek.
Adem Özbay
