İnsan kendini anlamaya çalışır.
Ama çoğu zaman yanlış yerden başlar.
Kendini değiştirmeye çalışır.
Oysa mesele değiştirmek değil…
Kendini tanımaktır.
Kur’an bize ne söyler?
Kur’an’da insanın yaratılışıyla ilgili çok temel bir işaret vardır:
“Allah’ın yaratışında değişme yoktur.”
(Rum Suresi, 30)
Bu ayet bize şunu hatırlatır:
Sen bir rastlantı değilsin.
Bir düzen içinde yaratıldın.
Ve bu düzenin içinde:
- Bir doğan var
- Bir mizacın var
- Bir denge yapın var
Fıtrat ve mizaç aynı şey mi?
Tam olarak aynı değil.
Ama birbirine çok yakındır.
Fıtrat:
Senin yaratılış özündür.
Mizaç ise:
Bu özün dünyadaki yansımasıdır.
Yani mizaç, fıtratın günlük hayatta görünen halidir.
Hadislerde denge vurgusu
Peygamberimiz Hz. Muhammed bir hadisinde şöyle buyurur:
“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.”
Bu sadece dini bir öğüt değildir.
Aynı zamanda bir yaşam prensibidir.
Çünkü insan doğasına aykırı olan her şey zor gelir.
Ve sürdürülemez.
Aşırılık neden dengeyi bozar?
Bir başka önemli yaklaşım da şudur:
İslam’da aşırılık hoş görülmez.
Çünkü aşırılık, doğanın dışına çıkmaktır.
- Fazla yemek → bedeni bozar
- Fazla düşünmek → zihni yorar
- Fazla stres → ruhu yıpratır
Kadim tıpta da aynı şey söylenir:
Denge bozulursa hastalık başlar.
Bugün neden zorlanıyoruz?
Çünkü çoğu insan kendi doğasına uygun yaşamıyor.
- Başkasının hayatını yaşamaya çalışıyor
- Kendi ritmini bilmiyor
- Kendi ihtiyacını duymuyor
Ve sonra yoruluyor.
Ama sorun hayat değil.
Uyumsuzluk.
Benim yaklaşımım burada başlıyor
Benim yaptığım şey yeni bir şey öğretmek değil.
Aslında sana şunu hatırlatmak:
Sen zaten bir düzen içinde yaratıldın.
Sadece o düzeni unutmuş olabilirsin.
Doğum saatin, mizacın, bedenin…
Bunlar sana bir yol gösterir.
Sonuç
Kur’an da, hadisler de, kadim tıp da aynı şeyi söyler:
İnsan doğasına uygun yaşadığında dengede olur.
Bu bir teori değil.
Bir hakikat.
Ve belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey şu:
Daha fazlasını yapmak değil…
Daha doğru yaşamayı öğrenmek.
Adem Özbay
